Duyurular

Merhaba !

08/06/2019 0 yorumlar admin Aile Danışmanlığı

BEN BİR RUH EBESİYİM; kendi kendime konuşan ve bu tarz muhabbetten keyif alan biriyim. İçine sıkıştığım bu insan tarlasında bir tane daha ben gibi birini bulamadığım için en sık ilişki kurduğum kendimle bağlantı kurmak hiç te anormal gelmiyor bana.

Ya sen? Sen buldun mu bir sen gibisini? Sana ait olmayan ve derin gibi üzerine yapıştırılmış kim olduğun bilgisini yargılamayan biri var mı hayatında? Seni suçlamadan, en önemlisi korkularını tetiklemeden sana bağlanmış biri işte!

Varsa böyle biri hiç bırakma onu derim ama biliyorum ki yoktur. Çünkü her birimizden bir tane daha yok… her birimiz ayrı ayrı eşsiziz. Benzersiz bir potansiyel yumağıyız. Mevcut potansiyelimize dokunamadığımız için birbirimize takılıyoruz. Kendimizin ulaşılamazlığının acısını en yakınımızdaki ulaşabildiklerimizden çıkarıyoruz.

En önemli ve en özel hediyemiz konuşabilmek. Diğer varlıklardan bizi ayıran tek özelliğimiz bu. Ağaçlar, çiçekler, hayvanlar ve tanrımız ile konuşabilirken, birbirimizle konuşamıyor oluşumuz sence de garip değil mi?

Buradaki kastım rollerinin maskelerince ses çıkarmak değil. Seni sen yapan her halinin söze dökülebilmesi durumunu yaşamaktan bahsediyorum. Herkes kendi eksiğinin farkındadır. Sadece bunu örtmeye eğilimlidir çünkü açığa çıkardığında muhatabı tarafından dışlanacağı korkusu taşır. Nereden edinilmiştir bu korku diye kendi eşlikçiliğinle düşünmen bile seni sana yaklaştıracaktır. İnan bana…

Beni sana ötelemeyi öğreten bir sistem var. Beni sana yabancı kılan, senin dışındakilerin sana zarar verme ihtimalini gözüne sokan bir sistem. Korunmaya ve savunulmaya ihtiyacın olduğunu zihnine kazıyan bu sistem, seni sana da yabancılaştırıyor.

BİZ İNSANIZ!.. Biz birlikteliğe en yatkın olan türüz. Biz anlarız ve anlatırız. Seviş ehliyiz biz. Sadece unuttuk bunu. Unutturuldu.

Konuş lütfen! Önce seninle konuş sen de. Sor bir sana, derdin ne?

Kızmadan, bağırmadan, küfretmeden, eksiklenmeden, utanmadan yaklaş kendine. Sonra dinle seni. Bak neler saklı içinde. Evet, evet; sadece kendinle muhabbete davet ediyorum seni. Hayatı bu denli ciddiye alma ne olur!

İnsan peygamber olmuş, ölmüş. Mevlana olmuş, Atatürk olmuş, ölmüş. Hitler, Einstein, Cengiz Han, Gandi, Florence Nightingale olmuş ama ölmüş. Bugün hala onları anıyor olmamızın nedeni yaşadıklarını konuşmaları ve konuştuklarına olan inançlarıdır.  Senin hiç mi söyleyecek şeylerin yok? Sen de bir potansiyel barındırıyorsun. Mutlaka varlığının anlamlı bir anlamı vardır. Bırak şu küskünlüğünü artık. Bırak ve bir fark yarat. Nasıl diye sormadan yap bunu. Her ne yaparsan sana ait olsun yeter ki…

BURDAYIM ve SENİ DİNLİYORUM… Sibel S. Bilir…